Kendine En Uygun Terapisti Seç

Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete Bozuklukları hemen her bireyin yaşamı sırasında ara sıra karşılaşabileceği bir durum olmakla birlikte, aşırı bir şekilde yaşanıyor olması tıbbi bir hastalık yaşandığına dair önemli bir belirtidir. Diğer adıyla kaygı bozukluğu olarak adlandırılan bu durum, psikolojik bir rahatsızlıktır. Genellikle nedeni açıklanamayan ve gerçek bir sebebe bağlı olmadan kendisi veya yakınlarına bir zarar geleceği endişesi anksiyete bozukluğu belirtileri arasında yer almaktadır.  Bunun yanı sıra anksiyete bozukluğu yaşayan kişide,

  • Sürekli gerginlik ve korku hali
  • Dikkat dağınıklığı,
  • Olaylar karşısında aşırı heyecanlı olma hali,
  • Unutkanlık,
  • Huzursuzluk gibi zihinsel belirtiler görülür.

Zihinsel bozuklukların yanı sıra fiziksel olarak da bazı belirtiler gösteren anksiyete bozukluğu, iştahsızlık, baş dönmesi, halsizlik, terleme, nefes darlığı, iştahsızlık, kol ve bacaklarda uyuşma, yutkunmada zorluk çekme ve panik atak gibi belirtiler de gösterebilir.

Yukarıda sözü geçen belirtilerin sıklıkla yaşanıyor olması bireyin günlük yaşam aktivitelerini olağan seyrinde sürdürmesini olanaksız kılacağı gibi, yaşam konforunu da olumsuz şekilde etkiler. Bazı kişilerde çocukluk dönemlerinde başlayan ve yetişkinlik dönemlerine kadar devam edebilen anskiyete bozukluğu, tedavi edildiği takdirde azalmakta ve tamamen giderilebilmektedir.

Anksiyete Bozukluğu Nedenleri ve Tanı Yöntemleri

Nedenleri kesin olarak belirlenememekle birlikte yaşanan travmatik olaylar, genetik faktörler ve sağlık soruları, anksiyete bozukluğunu tetikleyen faktörler arasında görülmektedir. Anksiyete bozukluğundan mustarip bir ebeveyn veya yakın akraba, bu tür bir rahatsızlığın yaşanmasında önemli bir risk faktörü olarak ele alınmaktadır.

Şeker hastalığı, kalp rahatsızlıkları, tiroit bozukluğu ve akciğer hastalıkları da bireylerin anksiyete bozukluğu yaşamasına temel teşkil edebilmektedir. Tüm bunların yanı sıra çocukluk döneminde yaşanan travmalar, cinsel istismar vakaları veya çok sevilen birinin ölümü de nedenler arasında yer almaktadır.

Anksiyete tedavisi mümkün olan bir rahatsızlık olup, farklı yöntemlerle teşhis edilebilmektedir. Yapılacak olan fiziki muayene ve tıbbi testler sonrasında konusunda uzman bir psikiyatrist veya psikolog tarafından yapılacak çalışmalar, anksiyete teşhisi konulmasını mümkün kılacaktır. Özellikle uzman bir psikoterapist eşliğinde gerçekleştirilen tedavi seansları sonrasında olumlu gelişmelerin elde edildiği görülmektedir.

Anksiyete Bozuklukları Tedavi Yöntemleri

 Diğer tüm fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi anksiyete rahatsızlığının tedavi edilmesinde de erken tanı ve uygun tedavi yöntemlerinin kullanılması oldukça önemlidir. Anksiyete tedavisi konusunda öne çıkan yöntemler arasında psikoterapi uygulamaları ve antidepresan ilaç tedavisi ilk sıralarda yer almakta olup, bireyin kısa süre içerisinde sosyal aktivitelerini normal bir şekilde sürdürebilmesine katkı sağlamaktadır.

  • Psikoterapi
  • Bilişsel davranış terapisi
  • İlaç tedavisi anksiyete bozukluğu tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Psikoterapi uygulamaları kapsamında sürdürülen bilişsel davranış terapisi ve konuşma terapisi en etkili tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Uzman psikiyatrist hekimler tarafından uygulanan bilişsel davranışçı terapi, bireyde anksiyete rahatsızlığına yol açan etkenleri derinlemesine inceleyerek, bireyin farklı davranış alışkanlıkları kazanmasına olanak sağlayan bir yöntemdir.

Süregelen panik atak, aşırı heyecan ve korku gibi davranışların önüne geçilmesinde oldukça etkili olan bilişsel davranış terapisi uygulamaları ile tedavi, diğer tedavi yöntemlerine göre daha kısa sürede tamamlanmakta ve daha etkili sonuçlar alınmasını mümkün kılmaktadır.

Psikoterapi, anksiyete bozukluğu tedavisinde bilişsel davranış terapisine oranla daha uzun sürmekle birlikte, sonuçları açısından son derece etkili bir tedavi yöntemidir. Tedavi süreci sonucunda elde edilmek istenen sonuç, anksiyete bozukluğundan mustarip bireyin duygularını kendi başına yönetebilmesini sağlamak ve sosyal yaşamını daha sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesini mümkün kılmaktır. Tedavi sırasında hekim tarafından verilen antidepresan ve sakinleştiriciler de hekim tavsiyesi doğrultusunda kullanıldığında hastanın günlük yaşamını sorunsuz bir şekilde sürdürmesine katkı sağlamaktadır.

All Team Members