Pazartesiye ertele, yılbaşına ertele, doğum gününe, ay başına ertele…

Yalnız değilsiniz.
Ertelemek konusunu araştırırken ne kadar çok araştırma olduğuna şaşırdım. Genel hatlarıyla şöyle;

Ertelemek bir stres azaltma mekanizmasıdır. Erteleyen insan tembel değildir. Sorun duygu yönetimiyle alakalıdır. Ertelemek bizi ertelediğimiz işin sonunda başa çıkamayacağımızı düşündüğümüz bir duyguyu deneyimlemekten korur.

Timothy Psychyl (2010) konu üzerine bir kitap yazmış. Kitapta ertelemenin sebeplerini kısaca şu şekilde açıklıyor:

  1. Kısa vadeli ödülleri uzun vadeli ödüllere tercih etmemiz. Burada eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir mantığı devreye giriyor. Psychyl (2010) bunu beynimizin hemen elde edeceğimiz ödülleri tercih edecek şekilde evrimleşmesine bağlıyor.
  2. Benliğimizi korumak. Kaybettiğimizde bunun sebebini benliğimize değil şartlara yormak. Mesela sınava son gün çalışıp yüksek not almak bir başarıdır, eğer düşük not alırsa kişi bunu son gün çalışmasına bağlar. Aynı şekilde bir koşu yarışına girmeden önce ayaklarına ağırlık bağlayan biri kazanırsa bu büyük bir başarı hikayesi olur; ama kaybederse bunu kendine değil ağırlıklara yorar.
  3. Mükemmeliyetçilik. Kusursuzca yerine getiremeyeceğimizi düşünüyorsak ve öz-değerimiz sergileyeceğimiz performansa bağlıysa; öz-saygımızı korumak adına bu işten kaçınmamız ve ertelememiz oldukça doğaldır.

Ya da bir işe başlayacaksak tüm şartların kusursuz olmasını, mükemmel zamanı beklemek ertelememize yol açar. (Ancak Fortune 500’deki şirketlerin neredeyse yarısı resesyon ya da kriz zamanında kurulmuş) Tim Urban 22 milyon izlenen TED konuşmasında ertelemeyi şöyle açıklıyor: Hepimizin zihninde bir rasyonel karar verici ve bir anlık haz maymunu var. Maymun bize sürekli erteletir, ancak panik canavarından korkar. Panik canavarı son dakikada ortaya çıkar ve maymun ağaca kaçar, rasyonel karar verici direksiyonu alır. Mesela aylar önce verilen bir işi aylarca ertelediğimizde “anlık haz maymunu”nun direksiyonda olduğunu; bitirme tarihinden bir gün önce ise “panik canavarı”nın ortaya çıktığını ve “rasyonel karar verici”nin direksiyonu ele alarak üzerinde çalışmaya başladığını söylüyor.